Get the app

Sahih al-Bukhari 6410

Allah has ninety-nine Names, i.e., one hundred minus one, and whoever believes in their meanings and acts accordingly, will enter Paradise; and Allah is witr (one) and loves ‘the witr’ (i.e., odd numbers).

Sufyannarrated it
Sahihgraded sahih
3names in the chain
Read Bukhari 6410 in the appOffline, in the WhatSurah app. Free.Get the app

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ

قَالَ حَفِظْنَاهُ مِنْ أَبِي الزِّنَادِ عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، رِوَايَةً قَالَ: «لِلَّهِ تِسْعَةٌ وَتِسْعُونَ اسْمًا، مِائَةٌ إِلاَّ وَاحِدًا، لَا يَحْفَظُهَا أَحَدٌ إِلاَّ دَخَلَ الْجَنَّةَ، وَهْوَ وَتْرٌ يُحِبُّ الْوَتْرَ»

Allah has ninety-nine Names, i.e., one hundred minus one, and whoever believes in their meanings and acts accordingly, will enter Paradise; and Allah is witr (one) and loves ‘the witr’ (i.e., odd numbers).

আবূ হুরাইরাহ (রাঃ) হতে বর্ণিত। তিনি বলেন, আল্লাহ্ তা‘আলার নিরানব্বই নাম আছে, এক কম একশত নাম। যে ব্যক্তি এ (নাম) গুলোর হিফাযাত করবে সে জান্নাতে প্রবেশ করবে। আল্লাহ্ বিজোড়। তিনি বিজোড় পছন্দ করেন। [২৭৩৬]

ہم سے علی بن عبداللہ نے بیان کیا، انہوں نے کہا ہم سے سفیان نے بیان کیا، انہوں نے کہا کہ ہم نے یہ حدیث ابوالزناد سے یاد کی، ان سے اعرج نے بیان کیا اور ان سے ابوہریرہ رضی اللہ عنہ نے روایتاً بیان کیا کہ اللہ تعالیٰ کے ننانوے نام ہیں، ایک کم سو، جو شخص بھی انہیں یاد کر لے گا جنت میں جائے گا۔ اللہ طاق ہے اور طاق کو پسند کرتا ہے۔

Telah menceritakan kepada kami [Ali bin Abdullah] telah menceritakan kepada kami [Sufyan] dia berkata; Kami hafal dari [Abu Az Zinad] dari [Al A'raj] dari [Abu Hurairah] secara periwayatan, dia berkata; "Allah memiliki sembilan puluh sembilan nama, seratus kurang satu, tidaklah seseorang menghafalnya melainkan ia akan masuk surga, dan Dia adalah witir dan menyukai yang ganjil

Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Allah'ın 99 ismi vardır. Kim onları ezberlerse kesinlikle cennete girer. Biliniz ki Allah vitr'dir vitri sever". Fethu'l-Bari Açıklaması: Bu hadis bazı alimler tarafından Kur'an'da zikredilmeyen bazı isimlerin isim sigası içerisinde Allah'a nispet edilmesinin mubahlığı için kullanılmıştır.

Zira onun isimlerinin pek çoğu böyledir. Velid İbn Şuayb'dan sahih diye nitelenmeye layık bir isnatla nakledilen ve esma-ül hüsnayı şerh edenlerin temel dayanağı olan hadise gelince hadisin Tirmizı'deki rivayeti şöyledir: "O Allah ki kendisinden başka ilah yoktur. O Rahman, Rahim, Melik, Kuddus, Selam, mu'min, Muheymin, Aziz, Cabbar, Mütekebbir, Halik, Bari, Musavvir, Ğaffar, Kahhar, Vehhab, Rezzak, Fettah, Alim, Kabid, Basit, Hafid, Rafi', Muiz, Muzil, Semi', Basir, Hakem, Adl, Latif, Habir, Halim, Azim, Ğafur, Şekur, Ali, Kebir, Hafiz, Mukit, Hasib, Celil, Kerim, Rakip, Mucib, Vasi', Hakim, Vedud, Mecid, Bais, Şehit, Hak, Vekil, Kavi, Metin, Veli, Hamid, Muhsi, Mubdi, Muid, Muhyi, Mumit, Hayy, Kayyum, Vacit, Macit, Vahid, Samed, Kadir, Muktedir, Mukaddem, Muahhar, Evvel, Ahir, Zahir, Batin, Vali, Muteali, Birr, Tevvab, Muntakim, Afuv, Rauf, Malikü'l-Mülk, Züll-Celal ve'l-İkram, Muksit, Cami, Ğani, Muğni, Mani', Darr, Nafi', Nur, Hadi, Bedi', Baki, Varis, Reşid, Sabur'dur".

Gazalı, Şerhü'l-Esma adlı eserinde şöyle der: Mağrip alimlerinden bir kişi dışında Allah'ın isimlerini araştırıp toplamaya çalışan hiç kimse bilmiyorum. O Mağripli alimin adı Ali İbn Hazm'dır. Şöyle demiştir: Kur'an'dan ve sahih haberlerden seksene yakın ismi tespit ettim. Geri kalan kısmı başka sahih haberlerde aranmalıdır. Gadılınin belirttiğine göre muhtemelen bu kişi Tirmizı'nin yukarıda naklettiğimiz hadisine ulaşamamış yada isnadını zayıf addetmiştir.

Bana göre ikinci ihtimal daha doğrudur. Çünkü o el-Muhalla adlı eserinde buna benzer hadisleri zikretmiş ve esma-ül hüsnayı bir bütün halinde serdeden hadislerin zayıf oldukları kanısına varmıştır. Ayrıca Kur'an'dan çıkardığı isimlerin 68 tane olduğunu söylemiştir. İbn Hazım yalnızca Allah'a isim olarak nispet edilenleri toplamış Kur'an'daki fiillerden türetilen isimleri dikkate almamıştır.

Örneğin "Rabbinin yüzü kalıcıdır" ayetinden türetilen Baki ismi onun buldukları arasında yer almamaktadır. Yine Kur'an'da muzaf olarak yer alan isimleri de esma-yı hüsna içerisinde saymamıştır. örneğin "göklerin ve yerin yaratıcısıdır (bedı')" ayetindeki Bedı' kelimesini Allah'ın isimleri arasına sokmamıştır. Onun kabul ettiği isimleri aşağıda açıklayacağım.

Başka alimler de Tirmizı'nin naklettiği hadisi zayıf addetmişlerdir. Örneğin Davudi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in esma-ül hüsnayı tek tek saydığı konusunda sahih bir haberin olmadığını söylemiştir. Ebu'l-Hasan el-Kab isi ise şu değerlendirmeye yer verir: Allah'ın isimleri ve sıfatları tevkifidir. Yani ancak kitap sünnet ve icma ile bilinir.

Bu konuda kı yas delil olamaz. Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın isimleri konusunda belli bir sayı verilmemiştir. Sünnette ise 99 sayısı geçmektedir. Bazı alimler bu 99 ismi Kur'an-ı Kerim'den çıkarmaya çalışmışlardır. Ancak elbette Allah isimlerini en iyi bilendir. Zira bunların bir kısmı sarih isim değildir. Allah'ın isimlerinin sadece 99 tane mi yoksa bundan daha fazla olmakla birlikte 99 tanesini sayanın cennete mi gireceği konusunda ihtilaf edilmiştir.

Alimlerin çoğunluğu ikinci görüştedir. Hatta Nevevı alimlerin bu konuda görüş birliği içinde olduklarını belirtir ve şöyle der: Bu hadiste Allah'ın isimlerinin sayısı sınırlandırılmış değildir. Burada Allah'ın 99 isimden başka bir ismi olmadığı söylenmek istenmemektedir. Bu hadis 99 tane ismi sayanın cennete gireceğini vurgulamak istemektedir.

Yani amaç isimlerin sayısını vermek değil bunları sayanın cennete gireceğini müjdelemektir. İbn Mes'ud'dan naklediten şu hadis bu görüşü teyit etmektedir: "Allahım! Kendini isimlendirdiğin veya Kur'an'da indirdiğin veya kullarından birine öğrettiği n veya kendi katında tuttuğun bütün isimlerinfe sana dua ediyorum". Ayrıca İmam Malik'in Ka'bu'l-Ahbar'dan naklettiği "Bildiğim bilmediğim bütün isimlerinfe sana dua ediyorum" hadisi de aynı şeyi göstermektedir.

Bu konuda Hattabı şöyle der: Bu hadis zikri geçen isimlerin Allah'a ait olduğunu ispat etmekle birlikte esmaül hüsnanın bundan daha fazla olmasını engellememektedir. Hadiste bunların zikredilmesi bunların çQkça kullanılması ve anlamlarının daha açık olması sebebiyledir. Allah'a nisbet edilen fiillerden isim türetilerek ona nispet edilemeyeceği anlamında esma-dı hüsnanın tevkifi olup olmadığı tartışmalıdır.

Ancak kitap yada sünnet de bir nas varid olursa durum değişir. Razi Şamlere göre esma-ül hüsnanın tevkifi olduğunu belirtmiştir. Mutezile ve Kerramiye'ye gelince onlar aklın Allah'a nispetini onayladığı lafızlardan türeyen isimlerin de ona nispet edilebileceği düşüncesindediler. Kadı Ebu Bekr ve Gazali sıfatlardan ayrı olarak isimlerin tevkifi olduğunu ifade etmişlerdir.

Tercihe şayan görüşün bu son görüş olduğu ayrıca vurgulanmıştır. Ebu'l-Kasım el-Kuşeyri ise şöyle der: Allah'ın isimleri kitap sünnet ve icma yoluyla bilinir. Bunlarda varit olan her ismin Allah'a nispeti vaciptir. Bu yollardan birinde yer almayan isimler manen doğru olsalar bile Allah'a nispet edilemezler. Zeccac'a gelince o Allah'ın kendisini nitelemediği hiçbir isim ile ona dua edilemeyeceği düşüncesindedir.

Ona göre bu konuda kural şudur: Oinin kendisiyle dua edilmesine izin verdiği müştak ya da gayri müştak her kelime bir ismidir. Allah'a nispet edilmesi caiz olan her şey ister tevil edilsin ister edilmesin onun sıfatıdır. Bunlara isim de denilir. Hadiste isimlerin ezberlenmesinden bahsedilmekle birlikte hadisin başka varyantlarında bunların sayılmasından söz edilmektedir.

Hattabi burada zikri geçen saymanın pek çok yoruma müsait olduğunu beyan etmiştir. Mesela burada söz konusu isimlerin tamamının sayılarak Allah'a dua edilmesinin ve bunların hepsiyle Allah'ın övülmesinin kastedildiği ancak böylesi bir duanın arzulanan sevabı celp edeceği kastedildiği söylenmiştir. Bir başka yorum ise şöyledir: İsimlerin sayılmasından maksat bu isimlerin ifade ettiği anlamın gereğini yerine getirmek ve bunların hakkını verebilmektir.

"O sizin bunu başaramayacağınızı bildirrayeti ile "İstikamet üzere olun! Ama bunu asla başaramazsınız" hadisinde geçen ihsa kökünden kelimeler de aynı anlamı ifade etmektedir. Yani isimlerin lafızları değil anlamları nazarı itibara alınmalı ve buna göre davranılmalıdır. Örneğin Rezzak denildiği zaman kişi rızık endişesi taşımaması gerektiğini bilmelidir.

İsimlerin sayılmasından murad onların anlamlarının bilinmesidir de denilmiştir. Örneğin Araplar "zü hasat" dediklerinde "zü akl" anlamını kastederler. Kurtubi bu zikri geçen yollardan herhangi birisiyle samimi bir şekilde bu isimleri sayanın cennete gireceğinin umulacağını ifade eder. Ancak bilinmelidir ki bu mertebeler İslam'da öncelik hakkını kazanmış olanlar, sıddıklar ve ahiret de kitaplarını sağ elinden alacaklar için geçerlidir.

İbn Atiyye'nin yorumu ise şöyledir: Allah'ın isimlerini saymak onlara iman edip onları ta'zim etmek ve bunlara rağbet gösterip manalarını nazarı itabara almak demektir. Asili ise "İsimleri saymak yalnızca onları telaffuz etmek değildir. Zira bir günahkarın da bunları dili ile sayması mümkündür. Burada maksat bunlarla amel etmektir" der.

Ebu Nuaym el-İsbahani'ye gelince ona göre hadiste geçen "sayma" fiillinden maksat yalnızca dil ile saymak değil, bunlarla amel edip manalarını anlamaya çalışmak ve onlara iman etmektir. Ebu'l-Abbas İbn Ma'd ise burada saymanın iki anlama gelmesinin muhtemelolduğunu; bunlardan birine göre isimlerin kitap ve sünnetten tespit edilmeye çalışılması, ikincisinin ise sıralanmış isimlerin ezberlenmesi olduğunu söylemiştir. Bu isimlerin pek çoğunun şerhi tevhit bölümünde gelecektir

Sahih al-Bukhari 6410, Book 80, Invocations, Hadith 105. 1 min read

What it means

Allah, the Almighty, has ninety-nine names, and no one memorizes them except that they will enter Paradise. To memorize them means to know them by heart. It is also said to mean believing in them, acting upon them, and showing obedience according to each name of them. This Hadīth establishes those names, yet it does not negate other, additional names.

Rather, these names were specifically included because they are the most known and the clearest in meaning. This is similar to someone saying: “Zayd has one hundred dirhams which he has allocated for charity.” This does not mean that he has no other dirhams; rather, it denotes the amount of money that he has devoted to this purpose.

This explanation is supported by a Hadīth which was reported by Ibn Mas‘ūd (may Allah be pleased with him) and in which the Prophet (may Allah's peace and blessings be upon him) said: “I ask You by every Name belonging to You which You have named Yourself with, revealed in Your Book, taught to any of Your creation, or preserved in the knowledge of the Unseen with You.”

This Hadīth points out that Allah, the Almighty, has names that He did not reveal in His book and kept concealed from His creation. "He is One", meaning: Allah is One and has no partner.

"And He loves odd numbers", meaning: He prefers odd numbers in many good deeds and acts of worship. For example, the obligatory prayers are five, the circumambulation of the Ka‘bah consists of seven rounds, the heavens are seven, the earths are seven, and many acts ought to be done three times.

From the Encyclopedia of Translated Prophetic Hadiths, hadeethenc.com.

The chain

Who passed it on, from Imam al-Bukhari back to the one who was there.

  1. 1Imam al-BukhariCompiler, died 256 AH
  2. 2Ali ibn al-MadiniTold us, Fourth generation, died 234 AH
  3. 3Sufyan ibn UyaynahTold us, Third generation, died 197 AH

Read this in the app

Sahih al-Bukhari 6410 and the rest of the library, offline, with Bengali, Urdu, Indonesian or Turkish under the English.

Get the app

The Hadith and the Qur'an.
On your phone, offline.

Seventeen collections, the whole Qur'an and Identify, free in the app.