Get the app

Sahih al-Bukhari 3609

The Prophet (sallallahu alayhi wa sallam) said, “The Hour will not be established till there is a war between two groups among whom there will be a great number of casualties, though the claims (or…

Abu Hurayrahnarrated it
Sahihgraded sahih
6names in the chain
Read Bukhari 3609 in the appOffline, in the WhatSurah app. Free.Get the app

حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضى الله عنه عَنِ

النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَقْتَتِلَ فِئَتَانِ، فَيَكُونَ بَيْنَهُمَا مَقْتَلَةٌ عَظِيمَةٌ، دَعْوَاهُمَا وَاحِدَةٌ، وَلَا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يُبْعَثَ دَجَّالُونَ كَذَّابُونَ قَرِيبًا مِنْ ثَلَاثِينَ، كُلُّهُمْ يَزْعُمُ أَنَّهُ رَسُولُ اللَّهِ»

The Prophet (sallallahu alayhi wa sallam) said, “The Hour will not be established till there is a war between two groups among whom there will be a great number of casualties, though the claims (or religion) of both of them will be one and the same. And the Hour will not be established till there appear about thirty liars, all of whom will be claiming to be the messengers of Allah.”

আবূ হুরাইরাহ্ (রাঃ) হতে বর্ণিত। নবী সাল্লাল্লাহু আলাইহি ওয়াসাল্লাম বলেন, কিয়ামত সংঘটিত হবে না যে পর্যন্ত দু’টি দলের মধ্যে যুদ্ধ না হবে। তাদের মধ্যে হবে এক রক্তক্ষয়ী যুদ্ধ। তাদের দাবী হবে এক। আর কিয়ামত কায়িম হবে না যে পর্যন্ত প্রায় ত্রিশজন মিথ্যাচারী দাজ্জালের আবির্ভাব না হবে। এরা সবাই নিজেকে আল্লাহর রাসূল বলে দাবী করবে। (৮৫, মুসলিম ৫২/৪ হাঃ ২৮৮৮)

ہم سے عبداللہ بن محمد مسندی نے بیان کیا، کہا ہم سے عبدالرزاق نے بیان کیا، کہا ہم کو معمر نے خبر دی، انہیں ہمام نے اور انہیں ابوہریرہ رضی اللہ عنہ نے کہ نبی کریم صلی اللہ علیہ وسلم نے فرمایا ”قیامت اس وقت تک قائم نہ ہو گی جب تک دو جماعتیں آپس میں جنگ نہ کر لیں۔

دونوں میں بڑی بھاری جنگ ہو گی۔ حالانکہ دونوں کا دعویٰ ایک ہی ہو گا اور قیامت اس وقت تک قائم نہ ہو گی جب تک تقریباً تیس جھوٹے دجال پیدا نہ ہو لیں۔ ان میں ہر ایک کا یہی گمان ہو گا کہ وہ اللہ کا نبی ہے۔“

Ebu Hureyre r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Her ikisinin de davası bir olan iki büyük kesim birbiriyle savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır." [-3609-] Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Her ikisinin de davası bir olan iki büyük kesim birbiriyle savaşıp aralarında çok sayıda ölümler olmadıkça kıyamet kopmayacaktır.

Hepsi de Allah'ın Resulü olduğunu iddia eden, çok yalan söyleyen otuz'a yakın Deccal de ortaya çıkmadıkça kıyamet kopmayacaktır." Fethu'l-Bari Açıklaması: 3606- (Bu babda) 29. hadis olan Huzeyfe r.a.'ın rivayet ettiği: "İnsanlar hayra dair soru sorarlardı. ..

" hadisi ileride Fiten bölümünde 7084 numara ile yeteri kadar açıklaması ile -yüce Allah'ın izniyle- gelecektir. 3608- 30. hadis olan Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği: "İki büyük kesim savaşmadıkça ... kıyamet kapmayacaktır" hadisine gelince, (Onun rivayet ettiği) bu iki hadisten maksat, Sıffin'deki savaşları sırasında Ali ve Muaviye ile onlarla birlikte bulunanlardır.

"Her ikisinin de davası bir" ifadesi de her ikisinin dininin bir olduğu manasınadır. Çünkü her birisi kendisini Müslüman diye adlandırıyordu ya da onların her birisi kendisinin hak üzere olduğu iddiasındaydı, demektir. Çünkü Ali o dönemde Müslümanların imamı idi. Ehl-i sünnetin ittifakıyla da o gün Müslümanların en faziletlisi idi.

Ayrıca hal ve akd ehli de Osman r.a.'ın öldürülmesinden sonra ona bey'at etmişlerdi. Şamdakiler ile birlikte Muaviye ise ona bey'atten geri kalmıştı. Daha sonra Talha ve Zubeyr ve onlarla birlikte Aişe r.a. Irak'a çıkıp gittiler. İnsanları Osman'ın katillerini bulmaya davet ettiler. Çünkü bu katillerin pek çoğu Ali r.a.'ın askerleri arasına katılmıştı.

Ali de onların üzerine gitti. Bu hususta onunla yazışmalarda bulundular. Fakat o Osman'ın kanını kimlerin isteye ce ği ne ve bizzat onu öldürme işini kimin gerçekleştirdiğine dair davanın sabit olmadan istedikleri gibi katilleri onlara teslim etmeyi kabul etmedi. Aralarında ileride yüce Allah'ın izniyle Fiten bölümünde (7132 numaralı hadise dair açıklamalarda ) genişçe açıklanacak olan olaylar meydana geldi.

';>< Ali askerleri alıp Şam halkını kendisine itaat etmeye ve Osman'ın öldürülmesi ile ilgili şüphelerini -daha önce geçtiği şekilde- cevaplandırmak üzere Şam'a doğru yola koyuldu. Muaviye de Şam halkı ile birlikte yola çıktı. Şam ile Irak arasındaki Sıffin denilen yerde karşılaştılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in haber verdiği şekilde aralarında çok kimsenin öldüğü büyük bir savaş oldu.

Sonunda Muaviye ve beraberindekiler Ali'nin kendilerine karşı zafer elde etmesi üzerine tahkimi isteyecek noktaya vardılar. Bundan sonra Ali Irak'a geri döndü. Bu sefer Harunler ona karşı ayaklandı. Nehrevan'da onları öldürdü. Bundan sonra da vefat etti. Oğlu el-Hasen b. Ali ondan sonra Şamlılarla savaşmak üzere çıktı. Muaviye de ona karşı çıktı ve ileride Fiten bölümünde gelecek olan Ebu Bekire'nin rivayet ettiği hadiste Nebiin haber verdiği şekilde aralarında sulh meydana geldi: "Şüphesiz Allah onun vesilesi ile Müslümanların iki kesimi arasında sulh yapacaktır."

Yüce Allah'ın izniyle bütün bunlara dair genişçe açıklamalar orada gelecektir. 3609- "Gönderilinceye kadar" çıkıncaya kadar anlamındadır, yoksa burada gönderilmekten maksat, nübuwet ile birlikte sözkonusu olan risalet vermek değildir. Aksine bu yüce Allah'ın: "Biz şeytanları kafirler üzerine göndeririz (salarız) "[Meryem, 83] buyruğuna benzemektedir.

"Yalancı Deccaller" (kelimenin kökünü teşkil eden) decel:Örtmek ve gözbağcılık yaparak gerçeği başka türlü göstermek demektir. Aynı zamanda da yalan hakkında kullanılır. Ebu Ya'la hasen bir sened ile Abdullah b. ez-Zubeyr'den sözü geçen bu yalancıların bazılarının isimlerini şu lafızia vermektedir: "Aralarında Müseylime, el-Ansı ve el-Muhtar'ın da bulunduğu otuz yalancı ortaya çıkmadıkça kıyamet kopmayacaktır."

Derim ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hayatının son dönemlerinde bunu doğrulayan olaylar ortaya çıkmıştır. Yemame'de Müseylime, Yemenlde el-Esved el-Ansı ortaya çıkmıştır. Daha sonra Ebu Bekir'in halifeliği döneminde Esed b. Huzeyme oğulları arasında Tuleyha b. Huveylid, Temim oğulları arasında da Temimli Secah (Nebilik iddiasıyla) ortaya çıkmışlardır.

Şebib b. Rıb'ı -ki Secahlın dadısı idi- onun hakkında şunları söylemektedir: "Bizim nebimiz etrafında dönüp durduğumuz bir kadın oldu. Başka insanların nebileri ise hep erkektir." Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat etmeden önce el-Esved öldürüldü. seylime, Ebu Bekir'in halifeliği döneminde öldürüldü. Tuleyha tövbe etti ve sahih kabuLdilen görüşe göre Ömer'in halifeliği döneminde Müslüman olarak öldü.

Secah'i'n da tövbe ettiği nakledilmektedir. Bunlara dair haberler Ahbarller nezdinde meşhurdur. Daha sonra bu Deccallerden ilk ortaya çıkan kişi el-Muhtar b. Ebi Ubeyd esSakaf! olmuştur. Abdullah b. ez-Zubeyr'in halifeliğinin ilk dönemlerinde Kufe'yi ele geçirmiş, Ehl-i Beyt'i sevdiğini açığa vurarak insanları Hüseyn'i öldürenleri izlemeye çağırmıştır.

Onların peşine takılarak bu suça fiilen katılanların ya da yardım edenlerin pek çoğunu öldürmüştür. Bu sebeple halk onu sevdi. Daha sonra şeytan ona yaptıklarını süslü göstererek Nebilik iddiasında bulundu, Cebrail'in kendisine vahiy getirdiğini iddia etti. Ebu Davud et-Tayalisı sahih bir sened ile Rifaa b. Şeddad'dan şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Ben Muhtar'ın en yakın sırdaşı idim.

Bir gün yanına girdim. Sen girmeden az önce Cibril bu kürsinin üzerinden kalkıp gitti, dedi." Yakub b. Süfyan'ın da hasen bir senedie eş-Şa'bı'den rivayet ettiğine göre el-Ahnef b. Kays kendisine Muhtar'ın kendisine (el-Ahnef'e) gönderdiği ve Nebi olduğunu zikrettiği mektubunu göstermiştir. Muhtar 60 küsur yılında öldürüldü. Hadisten maksat, kayıtsız ve şartsız olarak nübüvvet iddiasında bulunanlar değildir.

Onlar sayılamayacak kadar pek çoktur. Çünkü böylelerinin bir çoğu delilik ya da akli dengesizlikleri sebebiyle bu iddiada bulunurlar. Hadisten maksat, az önce açıkladığımız şekilde bu davası ile birlikte gücü ortaya çıkan ve bu hususta bir takım şüpheleri olan kimselerdir. Şanı yüce Allah bunlar arasından bu duruma gelenleri helak ettiği gibi, onlardan daha sonra benzerlerine kavuşturacağı bazı kimseler de geriye kalmıştır.

Bunların sonuncuları ise en büyük Deccal olacaktır. Yüce Allah'ın izniyle bunlara dair birçok açıklama ileride Fiten bölümünde (7132 numaralı hadisin açıklamasında) gelecektir

Sahih al-Bukhari 3609, Book 61, Virtues and Merits of the Prophet (pbuh) and his Companions, Hadith 116. 1 min read

The chain

Who passed it on, from Imam al-Bukhari back to the one who was there.

  1. 1Imam al-BukhariCompiler, died 256 AH
  2. 2Abdullah ibn Muhammad al-MusnadiTold me, Fourth generation, died 220 AH
  3. 3Abd ar-Razzaq ibn HammamTold us, Third generation, died 211 AH
  4. 4Mamar ibn RashidInformed us, Third generation, died 150 AH
  5. 5Hammam ibn MunabbihFrom, Successor, died 131 AH
  6. 6Abu HurayrahFrom, Companion, died 57 AH

Read this in the app

Sahih al-Bukhari 3609 and the rest of the library, offline, with Bengali, Urdu, Indonesian or Turkish under the English.

Get the app

The Hadith and the Qur'an.
On your phone, offline.

Seventeen collections, the whole Qur'an and Identify, free in the app.